Ana içeriğe geç

Sıkça Sorulan Sorular

Hizmetlerimiz, süreçlerimiz ve yaklaşımımız hakkında merak ettikleriniz

Fonksiyonel Tıp

21 soru
Fonksiyonel tıp nedir?

Fonksiyonel tıp, bireye özel tasarlanan, sistemler biyolojisi odaklı, bilimsel temelli bir yaklaşımdır. Hastalıkların semptomlarını baskılamak yerine, altta yatan kök nedenleri tespit edip düzeltmeyi hedefler. Genetik yatkınlıklar, çevresel faktörler ve yaşam tarzı bir bütün olarak değerlendirilir.

Fonksiyonel tıp ile klasik tıp arasındaki fark nedir?

Klasik(Konvansiyonel) tıp genellikle hastalıklara akut yaklaşarak hızlı teşhis koyup semptomları ortadan kaldırmaya odaklanırken, fonksiyonel tıp “neden?” sorusunu sorar ve hastalığın altında yatan metabolik, hormonal veya inflamatuvar nedenleri araştırır. Fonksiyonel tıp, özellikle kronik hastalıkların yıllar içinde gelişen çok faktörlü süreçler olduğunu kabul eder ve bireye özgü müdahale planları oluşturarak daha kalıcı çözümler hedefler. Bu nedenle, bireyselleştirme yapılmadan kronik hastalıkların tedavisinin yeterli olmayacağını savunur. Her iki yaklaşım birbirini tamamlayan farklı bakış açıları sunar.

Fonksiyonel tıp hangi hastalıklara bakar?

Hashimoto, Graves hastalığı ve diğer otoimmün durumlar, kronik yorgunluk, fibromiyalji, irritabl bağırsak sendromu (IBS), hormon dengesizlikleri, metabolik sendrom, diyabet riski, anksiyete ve depresyon, cilt sorunları ve inflamasyon kaynaklı pek çok kronik duruma fonksiyonel tıp perspektifiyle yaklaşılır.

IFM (Institute for Functional Medicine) nedir?

IFM, fonksiyonel tıbbın dünya çapında kabul görmüş en prestijli eğitim ve sertifikasyon kuruluşudur. Dr. Ferda Ayhan Yalçın, IFM sertifikalı bir uygulayıcıdır ve tüm yaklaşımını IFM'nin kanıta dayalı protokollerine göre şekillendirir. IFM, kronik hastalıklar için en güncel bilimsel araştırmaları klinik pratiğe entegre eden bir metodoloji sunar.

Fonksiyonel tıp kimler için uygundur?

Fonksiyonel tıp, özellikle otoimmün hastalıklar (Hashimoto, RA, Lupus, Çölyak, IBD, MS), hormonal dengesizlikler (PMOS (eski adıyla PCOS), menopoz, PMS, adrenal yorgunluk), bağırsak sorunları (IBS, SIBO, geçirgen bağırsak), kronik yorgunluk, metabolik bozukluklar (diyabet, insülin direnci), kilo direnci, beyin sisi, migren, cilt problemleri (egzama, akne, sedef) gibi kronik rahatsızlıkları olan kişiler için idealdir. Ayrıca, klasik tıbbi yaklaşımlardan yeterli sonuç alamayan veya kök neden arayan herkes fonksiyonel tıp yaklaşımı ile sağlık sürecine ek fayda sağlar.

Kilo vermek istiyorum, fonksiyonel tıp yardımcı olur mu?

Evet, özellikle "diyet direnci" (ne yaparsanız yapın kilo vermiyorsanız) durumlarında. Fonksiyonel tıp, kilo artışının altta yatan nedenlerini bulur: insülin direnci, tiroid yetmezliği, kortizol dengesizliği (stres), toksin yükü, bağırsak disbiozisi, uyku bozuklukları, inflamasyon. Bu dengesizlikler düzeltildiğinde, kilo kaybı doğal olarak gerçekleşir. Amaç sadece "kalori kısıtlamak" değil, metabolizmayı optimize etmektir. Sonuç: sağlıklı, sürdürülebilir kilo kaybı (yo-yo yok).

Otoimmün hastalıklarda fonksiyonel tıp nasıl yardımcı olur?

Otoimmün hastalıklarda bağışıklık sisteminin yanlış tepkilerini tetikleyen faktörler araştırılır: bağırsak geçirgenliği (leaky gut), gıda intoleransları, ağır metal yükü, kronik stres ve hormonal dengesizlikler. Bu kök nedenleri ele alan kişiselleştirilmiş bir protokol, ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir.

Hashimoto tiroiditi için fonksiyonel tıp nasıl yaklaşır?

Hashimoto bir otoimmün durumdur ve sadece tiroid hormonu vermek kök nedeni çözmez. Fonksiyonel tıp yaklaşımı: bağırsak geçirgenliğini onarır, glüten/süt gibi tetikleyicileri kaldırır, besin eksikliklerini (selenyum, çinko, D vitamini) giderir, kronik inflamasyonu azaltır, toksin yükünü değerlendirir, stres yönetimi sağlar. Amaç sadece TSH'yi düşürmek değil, otoimmün süreci yavaşlatmak ve semptomları (yorgunluk, kilo alma, saç dökülmesi, beyin sisi) iyileştirmektir.

Tiroid sorunlarında fonksiyonel tıp yaklaşımı nasıl farklıdır?

Fonksiyonel tıpta tiroid değerlendirmesi yalnızca TSH ile sınırlı kalmaz; serbest T3, serbest T4, rT3, anti-TPO ve anti-TG antikorları, demir, ferritin, D vitamini, selenyum ve iyot düzeyleri de değerlendirilir. Bu kapsamlı bakış, ilaç dozajı optimize edilse dahi şikâyetleri devam eden hastalara köklü çözüm sunar.

Bağırsak sağlığı neden bu kadar önemli?

Bağırsak, “ikinci beyin” olarak adlandırılır; çünkü bağışıklık sisteminin yaklaşık %70’i burada yer alır ve serotonin başta olmak üzere birçok nörotransmitterin büyük bölümü burada üretilir. Disbiozis (bağırsak flora dengesizliği), geçirgen bağırsak (leaky gut), IBS ve SIBO gibi durumlar yalnızca sindirim sorunlarına yol açmakla kalmaz; aynı zamanda otoimmün hastalıklardan depresyon ve anksiyeteye, cilt problemlerinden besin intoleranslarına ve kronik yorgunluğa kadar pek çok sistemik sorunun temelinde yer alabilir. Bu nedenle bağırsak sağlığını ve mikrobiomu optimize etmek, fonksiyonel tıpta bütüncül ve kalıcı iyileşmenin en önemli adımlarından biri olarak kabul edilir.

Hormon dengesizliği için fonksiyonel tıp ne önerir?

Önce kapsamlı hormonal panel (östrojen, progesteron, testosteron, DHEA, kortizol ritmi, tiroid, insülin) ile tablonuz netleştirilir. Ardından beslenme düzenlemeleri, stres yönetimi, uyku optimizasyonu ve gerektiğinde biyoidentikal hormon desteğiyle denge yeniden kurulmaya çalışılır.

PMOS için fonksiyonel tıp nasıl yardımcı olur?

PMOS'un temelinde genellikle insülin direnci, kronik inflamasyon ve hormonal dengesizlik vardır. Fonksiyonel tıp yaklaşımı: insülin direncini düzeltir (düşük glisemik diyet, egzersiz, takviyeler), adrenal fonksiyonu optimize eder, bağırsak sağlığını iyileştirir (SIBO/disbiozis tedavisi), toksin maruziyetini azaltır (endokrin bozucular), besin eksikliklerini giderir (inositol, magnezyum, omega-3). Sonuç: düzenli adet döngüsü, doğal ovülasyon, kilo kaybı, akne/kıllanma azalması.

Fonksiyonel tıp uygulamalarında mevcut ilaçlarımı almaya devam edebilir miyim?

Fonksiyonel tıp, mevcut tedavinizin yerine geçmez; aksine onu tamamlayan bir yaklaşımdır. Bu nedenle uygulamalara genellikle ilaçlarınızı kesmeden başlanır ve çoğu durumda mevcut ilaçlar kullanılmaya devam edebilir. Önemli olan, kullandığınız tüm ilaç ve takviyeleri doktora bildirerek olası etkileşimlerin kontrol edilmesidir. Süreç boyunca kök nedenler ele alındıkça ve doktorunuzla koordineli şekilde ilerledikçe, bazı ilaçların dozları kademeli olarak azaltılabilir ya da gerekirse bırakılabilir. Ancak bu her zaman doktor gözetiminde, güvenli ve aşamalı biçimde yapılır; ani kesim söz konusu değildir. Ayrıca tiroid hormonu veya insülin gibi zorunlu durumlarda ilaç tedavisi sürdürülürken fonksiyonel yaklaşım destekleyici olarak uygulanır.

Hangi testler yapılır?

Duruma göre değişir, ancak tipik olarak: kapsamlı metabolik panel, tiroid (TSH, T3, T4, anti-TPO, anti-Tg), hormonlar (kortizol, DHEA, seks hormonları), inflamasyon belirteçleri (CRP, homosistein), besin düzeyleri (D vitamini, B12, demir, magnezyum, çinko), HbA1c ve açlık insülin (metabolik sağlık), bağırsak testleri (SIBO breath test, dışkı analizi, geçirgenlik), toksin testleri (ağır metal, kimyasal), genetik testler (MTHFR, detoks polimorfizmleri). Testler kişiye özeldir, herkese aynı panel uygulanmaz.

Test sonuçlarını nasıl yorumluyorsunuz?

Fonksiyonel tıp, "referans aralığı" yerine "optimal aralık" kavramını kullanır. Örneğin TSH 4.5 referans aralığında olabilir ama optimal (0.5-2.0) değildir ve semptom yaratabilir. Test sonuçları, klinik bulgularla (semptomlar, yaşam tarzı, aile geçmişi) birlikte değerlendirilir. Amacımız sadece "normal" değil, "optimal" sağlık durumuna ulaşmaktır. Sonuçlar size detaylı açıklanır ve eylem planı birlikte oluşturulur.

Test yaptırmadan başlayabilir miyim?

Evet, bazı durumlarda klinik bulgular yeterli olabilir ve test beklemeden diyet/yaşam tarzı değişiklikleri ile başlanabilir. Ancak kronik ve kompleks durumlarda (otoimmün, hormonal, metabolik) testler kök nedeni bulmak için kritiktir. Testler "tahmin etmek yerine bilmek" felsefesinin temelidir. İlk görüşmede hangi testlerin zorunlu, hangilerinin opsiyonel olduğu belirlenir; bütçenize göre önceliklendirme yapılır.

Belirli bir diyet planı uygulanır mı?

Evet, ancak tek bir "fonksiyonel tıp diyeti" yoktur; kişiye özeldir. Duruma göre: eliminasyon diyeti (tetikleyici besinler), düşük FODMAP (IBS/SIBO), otoimmün protokol (AIP - otoimmün hastalıklar), düşük glisemik/keto (insülin direnci, PMOS), glutensiz/sütsüz (geçirgen bağırsak, Hashimoto) uygulanabilir. Plan, besin intoleranslarınıza, yaşam tarzınıza, kültürel tercihlerinize göre şekillendirilir. Amaç "diyet yapmak" değil, sürdürülebilir beslenme alışkanlığı kazandırmaktır.

Glüten ve süt ürünlerini tamamen bırakmam gerekir mi?

Duruma bağlıdır. Otoimmün hastalıklar (Hashimoto, RA, Lupus, Çölyak), geçirgen bağırsak, kronik inflamasyon varsa, genellikle glüten ve süt eliminasyonu önerilir (en az 3-6 ay). Bu besinler bağırsak geçirgenliğini artırabilir ve otoimmün tetikleyici olabilir. Ancak herkes için geçerli değildir; eğer bağırsak sağlığınız iyiyse ve semptom yoksa, kısıtlama gerekmeyebilir. Eliminasyon sonrası "reintrodüksiyon" protokolü ile hangi besinlere tepki verdiğiniz test edilir.

Fonksiyonel tıp süreci ne kadar sürer?

İlk değerlendirme 60-90 dakika sürer. Testler 2-4 hafta içinde sonuçlanır. Takip görüşmeleri genellikle ayda bir yapılır. Kronik durumlar için ortalama 3-6 aylık bir protokol uygulanır, ancak bazı otoimmün veya kompleks metabolik durumlar 12+ ay devam edebilir. Süreç kişiye ve durumun ciddiyetine göre değişir.

Takip görüşmeleri ne sıklıkla yapılır?

İlk 3 ay boyunca genellikle ayda bir takip yapılır. Bu görüşmelerde: test sonuçları değerlendirilir, semptom değişiklikleri izlenir, protokol ayarlamaları yapılır (diyet, takviye, yaşam tarzı), zorluklar ve engeller tartışılır. Stabil dönemde (3-6 ay sonra) görüşmeler 2-3 ayda bir seyrekleşebilir. Akut durumlar veya hızlı değişiklik gereken durumlarda daha sık takip gerekebilir. Süreç kişiye özeldir.

Online görüşme ile yüz yüze arasında fark var mı?

Fonksiyonel tıp süreci büyük ölçüde anamnez (sağlık öyküsü), test yorumlama ve danışmanlık üzerine kurulu olduğu için online görüşme son derece etkilidir. Testler yerel laboratuvarlarda yaptırılabilir, sonuçlar dijital paylaşılır, protokol online aktarılır. Ancak bazı hastalar fiziksel muayene veya yüz yüze etkileşimi tercih edebilir. Her iki seçenek de aynı kalitede hizmet sunar; İzmir dışındaysanız veya zaman esnekliği istiyorsanız online, İzmir'deyseniz yüz yüze tercih edebilirsiniz.

Testler ve Laboratuvar

3 soru
Hangi testler yapılır?

Duruma göre değişir, ancak tipik olarak: kapsamlı metabolik panel, tiroid (TSH, T3, T4, anti-TPO, anti-Tg), hormonlar (kortizol, DHEA, seks hormonları), inflamasyon belirteçleri (CRP, homosistein), besin düzeyleri (D vitamini, B12, demir, magnezyum, çinko), HbA1c ve açlık insülin (metabolik sağlık), bağırsak testleri (SIBO breath test, dışkı analizi, geçirgenlik), toksin testleri (ağır metal, kimyasal), genetik testler (MTHFR, detoks polimorfizmleri). Testler kişiye özeldir, herkese aynı panel uygulanmaz.

Test yaptırmadan başlayabilir miyim?

Evet, bazı durumlarda klinik bulgular yeterli olabilir ve test beklemeden diyet/yaşam tarzı değişiklikleri ile başlanabilir. Ancak kronik ve kompleks durumlarda (otoimmün, hormonal, metabolik) testler kök nedeni bulmak için kritiktir. Testler "tahmin etmek yerine bilmek" felsefesinin temelidir. İlk görüşmede hangi testlerin zorunlu, hangilerinin opsiyonel olduğu belirlenir; bütçenize göre önceliklendirme yapılır.

Test sonuçlarını nasıl yorumluyorsunuz?

Fonksiyonel tıp, "referans aralığı" yerine "optimal aralık" kavramını kullanır. Örneğin TSH 4.5 referans aralığında olabilir ama optimal (0.5-2.0) değildir ve semptom yaratabilir. Test sonuçları, klinik bulgularla (semptomlar, yaşam tarzı, aile geçmişi) birlikte değerlendirilir. Amacımız sadece "normal" değil, "optimal" sağlık durumuna ulaşmaktır. Sonuçlar size detaylı açıklanır ve eylem planı birlikte oluşturulur.

Beslenme ve Takviyeler

7 soru
Fonksiyonel tıp uygulamalarında mevcut ilaçlarımı almaya devam edebilir miyim?

Fonksiyonel tıp, mevcut tedavinizin yerine geçmez; aksine onu tamamlayan bir yaklaşımdır. Bu nedenle uygulamalara genellikle ilaçlarınızı kesmeden başlanır ve çoğu durumda mevcut ilaçlar kullanılmaya devam edebilir. Önemli olan, kullandığınız tüm ilaç ve takviyeleri doktora bildirerek olası etkileşimlerin kontrol edilmesidir. Süreç boyunca kök nedenler ele alındıkça ve doktorunuzla koordineli şekilde ilerledikçe, bazı ilaçların dozları kademeli olarak azaltılabilir ya da gerekirse bırakılabilir. Ancak bu her zaman doktor gözetiminde, güvenli ve aşamalı biçimde yapılır; ani kesim söz konusu değildir. Ayrıca tiroid hormonu veya insülin gibi zorunlu durumlarda ilaç tedavisi sürdürülürken fonksiyonel yaklaşım destekleyici olarak uygulanır.

Detoks programı kaç gün sürer ve evden uygulanabilir mi?

Standart detoks programı 60 gündür. Beslenme planı, beslenme destekleri protokolü ve günlük takip tamamen uzaktan yürütülebilir. Programa başlamadan önce online görüşme ile uygunluğunuz değerlendirilir ve kişiselleştirilmiş bir program oluşturulur.

NAD+ IV terapi nedir ve nasıl çalışır?

NAD+ (Nicotinamide Adenine Dinucleotide), her hücrede bulunan ve enerji üretimi için kritik bir koenzimdir. Yaşla birlikte NAD+ seviyeleri azalır. NAD+ IV terapi, bu koenzimin damar yoluyla verilmesiyle hücresel enerji süreçlerini desteklemeyi hedefler. NAD+ damar yolundan serum içinde uygulanır. Kronik yorgunluk, mental bulanıklık ve performans düşüklüğü yaşayanlar için değerlendirilebilir.

Belirli bir diyet planı uygulanır mı?

Evet, ancak tek bir "fonksiyonel tıp diyeti" yoktur; kişiye özeldir. Duruma göre: eliminasyon diyeti (tetikleyici besinler), düşük FODMAP (IBS/SIBO), otoimmün protokol (AIP - otoimmün hastalıklar), düşük glisemik/keto (insülin direnci, PMOS), glutensiz/sütsüz (geçirgen bağırsak, Hashimoto) uygulanabilir. Plan, besin intoleranslarınıza, yaşam tarzınıza, kültürel tercihlerinize göre şekillendirilir. Amaç "diyet yapmak" değil, sürdürülebilir beslenme alışkanlığı kazandırmaktır.

Takviye kullanımı zorunlu mudur?

Hayır, ancak çoğu durumda faydalıdır. Modern beslenme ve kronik stres nedeniyle besin eksiklikleri yaygındır (D vitamini, magnezyum, omega-3, B12). Takviyeler, eksiklikleri hızla gidermek ve tedavi sürecini hızlandırmak için kullanılır. Ancak "takviye bombardımanı" yapmayız; test sonuçlarına göre gerekli olanlar önerilir. Ayrıca tüm takviyeler eşit kalitede değildir; biyoyararlılığı yüksek, toksin içermeyen markalar önerilir. Bütçeniz varsa öncelikli takviyeler belirlenir.

Glüten ve süt ürünlerini tamamen bırakmam gerekir mi?

Duruma bağlıdır. Otoimmün hastalıklar (Hashimoto, RA, Lupus, Çölyak), geçirgen bağırsak, kronik inflamasyon varsa, genellikle glüten ve süt eliminasyonu önerilir (en az 3-6 ay). Bu besinler bağırsak geçirgenliğini artırabilir ve otoimmün tetikleyici olabilir. Ancak herkes için geçerli değildir; eğer bağırsak sağlığınız iyiyse ve semptom yoksa, kısıtlama gerekmeyebilir. Eliminasyon sonrası "reintrodüksiyon" protokolü ile hangi besinlere tepki verdiğiniz test edilir.

Kilo vermek istiyorum, fonksiyonel tıp yardımcı olur mu?

Evet, özellikle "diyet direnci" (ne yaparsanız yapın kilo vermiyorsanız) durumlarında. Fonksiyonel tıp, kilo artışının altta yatan nedenlerini bulur: insülin direnci, tiroid yetmezliği, kortizol dengesizliği (stres), toksin yükü, bağırsak disbiozisi, uyku bozuklukları, inflamasyon. Bu dengesizlikler düzeltildiğinde, kilo kaybı doğal olarak gerçekleşir. Amaç sadece "kalori kısıtlamak" değil, metabolizmayı optimize etmektir. Sonuç: sağlıklı, sürdürülebilir kilo kaybı (yo-yo yok).

IV Tedaviler

1 soru
NAD+ IV terapi nedir ve nasıl çalışır?

NAD+ (Nicotinamide Adenine Dinucleotide), her hücrede bulunan ve enerji üretimi için kritik bir koenzimdir. Yaşla birlikte NAD+ seviyeleri azalır. NAD+ IV terapi, bu koenzimin damar yoluyla verilmesiyle hücresel enerji süreçlerini desteklemeyi hedefler. NAD+ damar yolundan serum içinde uygulanır. Kronik yorgunluk, mental bulanıklık ve performans düşüklüğü yaşayanlar için değerlendirilebilir.

Ozon Terapi

4 soru
Ozon terapi nedir, kimlere uygulanır?

Ozon tedavisi, medikal oksijen ve ozon karışımının belirli dozlarda vücuda uygulanmasıyla gerçekleştirilen tamamlayıcı bir tedavi yöntemidir. Vücudun antioksidan savunma sistemlerini aktive etmeyi, bağışıklık yanıtını düzenlemeyi, enflamasyonu azaltmayı, doku oksijenlenmesini ve iyileşme süreçlerini desteklemeyi amaçlar. Sağlık Bakanlığı’nın 2025 Ozon Uygulama Kılavuzu’na göre kronik yorgunluk, fibromiyalji, kas ve eklem ağrıları, romatizmal hastalıklar, diyabetin komplikasyonları, dolaşım bozuklukları, kronik yaralar ve çeşitli enflamatuvar hastalıklarda mevcut tedavilere destek amacıyla uygulanabilir. Uygunluk, kişinin sağlık durumu ve olası kontrendikasyonlar değerlendirilerek hekim tarafından belirlenir.

Lokal ozon enjeksiyonu hangi ağrılara iyi gelir?

Lokal ozon enjeksiyonu, ağrıyı ve enflamasyonu azaltmak, doku iyileşmesini desteklemek amacıyla uygulanan tamamlayıcı bir tedavi yöntemidir. Sağlık Bakanlığı’nın 2025 Ozon Uygulama Kılavuzu’na göre bel ve boyun ağrıları, bel ve boyun fıtıkları, diz kireçlenmesi (osteoartrit), omuz tendon sorunları, tenisçi dirseği, topuk ağrısı (plantar fasiit), miyofasiyal ağrı sendromu ve çene eklemi rahatsızlıklarında kullanılabilir. Ayrıca faset eklem sendromu, menisküs hasarı ve karpal tünel sendromunda da destekleyici tedavi seçenekleri arasında yer alır. Uygulama, ağrının kaynağına göre kas içine, eklem içine, eklem çevresine veya ilgili dokulara yapılabilir.

IV ve ozon uygulamaları güvenli midir?

IV (damar içi) tedaviler ve ozon uygulamaları, uygun hasta seçimi, doğru doz, steril koşullar ve hekim gözetiminde gerçekleştirildiğinde güvenli bir şekilde uygulanabilir. Sağlık Bakanlığı’nın 2025 Ozon Uygulama Kılavuzu’na göre ozon tedavisi öncesinde hastanın sağlık durumu, kullandığı ilaçlar ve olası kontrendikasyonlar değerlendirilmelidir. G6PD enzim eksikliği, kontrolsüz hipertiroidi ve bazı ciddi sağlık sorunlarında ozon uygulanmaz. Her iki uygulamada da alerjik reaksiyonlar, damar yolu komplikasyonları ve diğer yan etkiler görülebilir. Bu nedenle tedaviler kişiye özel planlanmalı, uygun tıbbi donanım ve takip koşullarında gerçekleştirilmelidir.

Ozon terapi yan etkileri nelerdir?

Ozon tedavisi, uygun hasta seçimi, doğru doz ve deneyimli hekimler tarafından uygulandığında güvenlik riskleri azaltılabilen bir tamamlayıcı tedavi yöntemidir. Sağlık Bakanlığı’nın 2025 Ozon Uygulama Kılavuzu’na göre uygulama sırasında tansiyon düşüklüğü veya yüksekliği, kan şekeri değişiklikleri, baş dönmesi, çarpıntı, uykusuzluk, kaşıntı ve alerjik reaksiyonlar görülebilir. Damar yolu açılmasına bağlı morarma, damar hasarı ve enfeksiyon gibi komplikasyonlar da gelişebilir. Nadir ancak ciddi riskler arasında gaz embolisi bulunur. Bu nedenle uygulama öncesinde hastanın sağlık durumu ve kontrendikasyonlar değerlendirilmeli, tedavi uygun tıbbi koşullarda gerçekleştirilmelidir.

Uzun Yaşam (Longevity) Programı

4 soru
NAD+ IV terapi nedir ve nasıl çalışır?

NAD+ (Nicotinamide Adenine Dinucleotide), her hücrede bulunan ve enerji üretimi için kritik bir koenzimdir. Yaşla birlikte NAD+ seviyeleri azalır. NAD+ IV terapi, bu koenzimin damar yoluyla verilmesiyle hücresel enerji süreçlerini desteklemeyi hedefler. NAD+ damar yolundan serum içinde uygulanır. Kronik yorgunluk, mental bulanıklık ve performans düşüklüğü yaşayanlar için değerlendirilebilir.

Longevity tedavileri kimlere uygun değildir?

Aşağıdaki durumlarda longevity tedavileri uygun olmayabilir: Aktif kanser tedavisi (onkolog onayı gerekebilir), şiddetli böbrek/karaciğer yetmezliği, hamileler ve emziren anneler, G6PD eksikliği (yüksek doz vitamin C için). İlk değerlendirmede tıbbi öykü, mevcut ilaçlar ve kontraendikasyonlar detaylı değerlendirilir. Uygunluk belirlendikten sonra tedaviye başlanır.

Mitokondriyal sağlık optimizasyonu ne demektir?

Mitokondriler, hücrelerin enerji santralleridir. ATP (adenozin trifosfat) üretirler. Mitokondriyal fonksiyon düşüklüğü yorgunluk, mental bulanıklık, metabolik yavaşlama ile ilişkilidir. Mitokondriyal sağlık optimizasyonu: NAD+ IV terapi, Coenzyme Q10 (ubiquinol), PQQ, alpha lipoic acid takviyeleri, mitokondriyal beslenme (ketojenik döngüler, intermittent fasting) ve egzersiz protokolleri (HIIT, strength training) ile desteklenir.

Kırmızı ışık tedavisi nasıl uygulanır?

Kırmızı ışık tedavisi, 660nm (kırmızı) ve 850nm (yakın kızılötesi) dalga boylarını kullanır. Cihaz, tedavi edilecek bölgeye (cilt, eklem, kas) 10-20 dakika süreyle uygulanır. Haftada 3-5 seans, 4-8 hafta protokolü tipiktir. Ağrısız ve non-invaziv bir yöntemdir. Cilt sağlığı, yara iyileşmesi, kas toparlanma ve eklem rahatsızlıkları için değerlendirilebilir.

Longevity 360°

7 soru
Longevity 360° programı nedir?

Longevity 360°, sağlıklı ve uzun bir yaşamı desteklemek amacıyla mevcut sağlık durumunuzu, kişisel risk faktörlerinizi ve yaşlanmayla ilişkili biyolojik süreçleri değerlendiren kişiselleştirilmiş bir sağlık programıdır. Kapsamlı hekim değerlendirmesini, gerekli laboratuvar tetkiklerini ve uygun durumlarda ileri genetik, epigenetik ve biyolojik yaş analizlerini bir araya getirir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda kişisel bir sağlık yol haritası oluşturulur.

Biyolojik yaş analizi nedir? Gerçek yaşımdan farklı çıkabilir mi?

Kronolojik yaşınız doğum tarihinize göre belirlenirken biyolojik yaş, vücudunuzdaki yaşlanmayla ilişkili değişimleri değerlendirmeyi amaçlayan bir göstergedir. Epigenetik analizler gibi ileri testlerle hesaplanan biyolojik yaşınız, kronolojik yaşınızdan daha yüksek veya daha düşük çıkabilir. Ancak biyolojik yaş tek bir kesin değer değildir. Kullanılan yönteme göre farklı sonuçlar elde edilebilir ve bu testler tek başına sağlık durumunuzu veya yaşam sürenizi belirlemez.

Longevity 360° programında hangi testler yapılıyor?

Programın temelinde kapsamlı bir klinik değerlendirme bulunur. Metabolik sağlık, kalp-damar sağlığı, hormonal durum, kas ve kemik sağlığı, vücut kompozisyonu ve fiziksel kapasite gibi alanlar kişinin ihtiyaçlarına göre incelenir. Gerekli görüldüğünde genetik yatkınlık, epigenetik yaşlanma ve ileri biyobelirteç analizlerinden de yararlanılabilir. Her bireyin aynı testlere ihtiyacı olmadığından, değerlendirme kapsamı kişiye özel belirlenir.

Herhangi bir sağlık sorunum yoksa da programa katılabilir miyim?

Evet. Longevity 360° yalnızca mevcut sağlık sorunları olan kişiler için değil, sağlığını korumak ve gelecekteki risklerini daha iyi anlamak isteyen yetişkinler için de tasarlanmıştır. Özellikle ailede kronik hastalık öyküsü bulunması, yaşla birlikte değişen metabolik ve fiziksel kapasitenin değerlendirilmek istenmesi veya sağlıklı yaşlanma konusunda daha bilinçli adımlar atma isteği programa başvurmak için neden olabilir.

Longevity 360° diğer sağlık programlarından nasıl farklıdır?

Kliniğimizde uygulanan tüm sağlık programları sağlıklı uzun yaşamı desteklemeyi amaçlar. Longevity 360° ise daha geniş bir koruyucu sağlık değerlendirmesine ve gerektiğinde ileri biyolojik analizlerle kişiselleştirmenin derinleştirilmesine odaklanır. Amaç, yalnızca mevcut şikâyetleri ele almak değil, kişinin uzun vadeli sağlık hedeflerini ve öncelikli risklerini değerlendirmektir.

Program sonunda bana özel bir tedavi ve yaşam tarzı planı hazırlanıyor mu?

Evet. Klinik değerlendirme ve gerçekleştirilen analizlerin sonuçları birlikte yorumlanarak kişisel bir sağlık yol haritası oluşturulur. Bu plan beslenme, fiziksel aktivite, kas gücünün geliştirilmesi, uyku, stres yönetimi ve gerektiğinde tıbbi tedavileri kapsayabilir. Hedefimiz yalnızca test sonuçlarını sunmak değil, bu bilgileri günlük yaşamınızda uygulanabilir sağlık stratejilerine dönüştürmektir.

Longevity 360° programı ne kadar sürüyor? Online katılım mümkün mü?

Programın süresi ve görüşme sayısı, kişinin sağlık durumuna ve yapılacak değerlendirmelere göre değişebilir. İlk görüşmede sağlık geçmişiniz, ihtiyaçlarınız ve hedefleriniz değerlendirilerek size uygun süreç planlanır. Görüşmelerin bir bölümü online gerçekleştirilebilir. Ancak fiziksel muayene, fonksiyonel ölçümler ve bazı laboratuvar işlemleri için yüz yüze değerlendirme gerekebilir.

Sağlık Koçluğu

2 soru
Sağlık koçluğu hizmeti ne içerir?

Sağlık koçluğu; bütünsel yaşam değerlendirmesi, kişiselleştirilmiş hedef belirleme, haftalık seans desteği, beslenme ve yaşam tarzı önerileri ile süregelen motivasyon ve takipten oluşur. Kronik bir hastalığınız olmasa da daha sağlıklı bir yaşam düzenine geçmek isteyenler için idealdir.

Takip görüşmeleri ne sıklıkla yapılır?

İlk 3 ay boyunca genellikle ayda bir takip yapılır. Bu görüşmelerde: test sonuçları değerlendirilir, semptom değişiklikleri izlenir, protokol ayarlamaları yapılır (diyet, takviye, yaşam tarzı), zorluklar ve engeller tartışılır. Stabil dönemde (3-6 ay sonra) görüşmeler 2-3 ayda bir seyrekleşebilir. Akut durumlar veya hızlı değişiklik gereken durumlarda daha sık takip gerekebilir. Süreç kişiye özeldir.

Randevu ve Süreçler

14 soru
Online görüşme nasıl yapılıyor?

Online görüşmeler güvenli bir görüntülü görüşme platformu üzerinden gerçekleştirilir. Randevu saatinizden önce size bir bağlantı linki gönderilir. Bilgisayar, tablet veya telefonunuzdan katılabilirsiniz. İnternet bağlantınızın stabil olması yeterlidir.

İlk görüşme ne kadar sürüyor?

İlk görüşme 60-90 dakika sürmektedir. Bu sürede kapsamlı sağlık değerlendirmesi yapılır, tıbbi geçmişiniz dinlenir ve kişisel sağlık yol haritanız belirlenir. Ardından durumunuza göre haftalık veya iki haftalık takip seansları planlanır.

Görüşme sonrası ne olur? Takip süreci nasıl işler?

İlk görüşmenin ardından kişisel değerlendirme önerileri ve tetkik sonuçlarına göre bir protokol oluşturulur. Takip görüşmeleri genellikle 4-6 haftada bir yapılır; beslenme planı, beslenme destekleri dozu veya diğer müdahaleler sonuçlara göre güncellenir.

Nasıl randevu alabilirim?

Randevu ve bilgi için WhatsApp üzerinden ya da muayenehane telefonundan bize ulaşabilirsiniz. İletişim bilgileri İletişim sayfasında yer alır.

İlk görüşmede neler yapılır?

İlk görüşmede ayrıntılı bir sağlık öyküsü alınır: mevcut şikâyetler, aile geçmişi, beslenme alışkanlıkları, uyku düzeni, stres düzeyi ve geçmiş tetkikler değerlendirilir. Görüşme sonunda bireysel değerlendirme önerileri paylaşılır ve bir sonraki adım (tetkik, program, protokol) belirlenir.

İlk görüşmeye nasıl hazırlanmalıyım?

Varsa önceki tahlil ve raporlarınızı, kullandığınız ilaç ve beslenme desteklerinin listesini yanınızda bulundurmanız yeterlidir. Ayrıca ana şikayetlerinizin ne zaman başladığını ve yaşam tarzınız hakkında notlar almanız görüşmeyi daha verimli kılar. Daha önce danışılan hekimlerin notları da faydalı olacaktır.

Hangi ödeme yöntemlerini kabul ediyorsunuz?

Kredi kartı, banka kartı ve havale/EFT ile ödeme yapabilirsiniz. Online görüşmeler için ödeme görüşmeden önce alınır. Detaylı fiyat bilgisi için WhatsApp üzerinden ya da muayenehane telefonundan bize ulaşabilirsiniz.

İlk randevu sonrası ne kadar sürede sonuç alabilirim?

Bu, mevcut durumunuza ve uygulanan protokole bağlıdır. Bazı hastalar ilk 4-6 haftada belirgin iyileşme bildirirken, kronik ve kompleks durumlarda 3-6 aylık bir süreç gerekebilir. Dr. Ferda Ayhan Yalçın düzenli takiplerle protokolü günceller ve ilerlemeyi birlikte değerlendirirsiniz.

İlk adımı nasıl atarım?

Randevu ve bilgi için WhatsApp üzerinden ya da muayenehane telefonundan bize ulaşabilirsiniz. İletişim bilgileri İletişim sayfasında yer alır.

Online mı yoksa yüz yüze mi görüşeceğiz?

Her iki seçenek de mevcuttur. İzmir dışından gelen hastalarımız için online görüşme çok pratik bir çözümdür.

Online görüşme ile yüz yüze görüşme arasındaki fark nedir?

Online görüşmede tüm danışmanlık, sağlık değerlendirmesi, beslenme ve beslenme destekleri planı video konferans aracılığıyla yapılır. Yüz yüze görüşmede ek olarak fiziksel muayene ve klinikte yapılabilen testler uygulanabilir. Teşhis ve tedavi kalitesi açısından her iki format da etkilidir; klinik değerlendirme gereksinimi belirleyici faktördür.

Fonksiyonel tıp süreci ne kadar sürer?

İlk değerlendirme 60-90 dakika sürer. Testler 2-4 hafta içinde sonuçlanır. Takip görüşmeleri genellikle ayda bir yapılır. Kronik durumlar için ortalama 3-6 aylık bir protokol uygulanır, ancak bazı otoimmün veya kompleks metabolik durumlar 12+ ay devam edebilir. Süreç kişiye ve durumun ciddiyetine göre değişir.

Takip görüşmeleri ne sıklıkla yapılır?

İlk 3 ay boyunca genellikle ayda bir takip yapılır. Bu görüşmelerde: test sonuçları değerlendirilir, semptom değişiklikleri izlenir, protokol ayarlamaları yapılır (diyet, takviye, yaşam tarzı), zorluklar ve engeller tartışılır. Stabil dönemde (3-6 ay sonra) görüşmeler 2-3 ayda bir seyrekleşebilir. Akut durumlar veya hızlı değişiklik gereken durumlarda daha sık takip gerekebilir. Süreç kişiye özeldir.

Online görüşme ile yüz yüze arasında fark var mı?

Fonksiyonel tıp süreci büyük ölçüde anamnez (sağlık öyküsü), test yorumlama ve danışmanlık üzerine kurulu olduğu için online görüşme son derece etkilidir. Testler yerel laboratuvarlarda yaptırılabilir, sonuçlar dijital paylaşılır, protokol online aktarılır. Ancak bazı hastalar fiziksel muayene veya yüz yüze etkileşimi tercih edebilir. Her iki seçenek de aynı kalitede hizmet sunar; İzmir dışındaysanız veya zaman esnekliği istiyorsanız online, İzmir'deyseniz yüz yüze tercih edebilirsiniz.

Kurumsal Sağlık

12 soru
Kurumsal program için ilk adım ne?

İlk adım ön keşiftir. Bir tanışma görüşmesiyle kurumunuzun çalışan yapısını, ihtiyaçlarını ve beklentilerini konuşuruz; ardından size özel bir program önerisi sunulur. İhtiyaçlarınız zaten netse ön keşif kısaltılabilir.

Minimum kaç çalışan için program başlatabiliriz?

Program 8–12 kişilik gruplarla yürütülür. Grup sayısı ön keşifte, çalışan sayısına ve ilgiye göre birlikte belirlenir.

Kurumsal program süresi ne kadar?

Kurumsal Sağlık Programı 3 ay sürer. Ön keşif ise programdan önce yaklaşık 2–3 haftada tamamlanır.

Programa katılım zorunlu mu?

Katılım gönüllüdür. Çalışanlar ilgi duydukları program alanına başvurur; gruplar benzer ihtiyaçlara göre oluşturulur.

Birden fazla program aynı anda uygulanabilir mi?

Evet. Dört program alanından biri veya birkaçı seçilebilir; her alan için ayrı grup oluşturulur.

Kurumsal program fiyatlandırması nasıl yapılıyor?

Fiyat katılımcı sayısına, seçilen program alanlarına, grup sayısına ve uygulama biçimine göre belirlenir. Kurumunuza özel teklif ön keşfin sonunda sunulur.

Kurumsal programda çalışanlar ofiste mi yoksa online mı katılım sağlayacak?

Program yüz yüze veya çevrim içi uygulanabilir. Çevrim içi biçim, farklı şehirlerdeki çalışanlarınıza da ulaşmayı sağlar. Uygulama biçimi ön keşifte çalışanların tercihine göre belirlenir.

Çalışan sağlık verileri gizli mi kalıyor?

Evet. Tüm çalışan sağlık verileri 6698 sayılı KVKK kapsamında gizli tutulur.

Programın etkisi nasıl izleniyor?

Her katılımcının kendi hedefleri başlangıçta belirlenir ve program sonunda hekimle birlikte değerlendirilir. Sonuç için bir oran ya da taahhüt verilmez.

Kurumsal program nasıl başlıyor?

Kurumsal program ön keşifle başlar: kurumunuzla bir tanışma görüşmesi yapılır, çalışanlara isimsiz bir ilgi anketi iletilir ve sonuçlara göre program önerisi ile teklif hazırlanır. Ayrıntılar Kurumsal Sağlık sayfasında.

Özel sağlık sigortam görüşme ücretini karşılar mı?

Fonksiyonel tıp danışmanlığı, Türkiye'deki özel sigorta poliçelerinin büyük çoğunluğu tarafından şu an için kapsanmamaktadır. Fatura bilgilerinizi kendi sigortanıza ibraz edebilirsiniz; ancak geri ödeme sigorta şirketinizin politikasına bağlıdır. Detaylı bilgi için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.

Online görüşme ile yüz yüze görüşme arasındaki fark nedir?

Online görüşmede tüm danışmanlık, sağlık değerlendirmesi, beslenme ve beslenme destekleri planı video konferans aracılığıyla yapılır. Yüz yüze görüşmede ek olarak fiziksel muayene ve klinikte yapılabilen testler uygulanabilir. Teşhis ve tedavi kalitesi açısından her iki format da etkilidir; klinik değerlendirme gereksinimi belirleyici faktördür.

Ödeme ve Ücretler

4 soru
Hangi ödeme yöntemlerini kabul ediyorsunuz?

Kredi kartı, banka kartı ve havale/EFT ile ödeme yapabilirsiniz. Online görüşmeler için ödeme görüşmeden önce alınır. Detaylı fiyat bilgisi için WhatsApp üzerinden ya da muayenehane telefonundan bize ulaşabilirsiniz.

Özel sağlık sigortam görüşme ücretini karşılar mı?

Fonksiyonel tıp danışmanlığı, Türkiye'deki özel sigorta poliçelerinin büyük çoğunluğu tarafından şu an için kapsanmamaktadır. Fatura bilgilerinizi kendi sigortanıza ibraz edebilirsiniz; ancak geri ödeme sigorta şirketinizin politikasına bağlıdır. Detaylı bilgi için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.

Ücretler neden sigorta kapsamı dışında?

Fonksiyonel tıp, konvansiyonel tıptan farklı bir değerlendirme anlayışına sahiptir: görüşmeler daha uzun sürer, kapsamlı testler ve kişiselleştirilmiş protokoller içerir. Türkiye'de bu hizmet türü için standart sigorta kodlaması henüz yaygınlaşmamıştır. Birçok hasta bu yatırımı uzun vadede sağlıklarına yapılan en değerli harcama olarak değerlendirmektedir.

Tamamlayıcı tedaviler SGK kapsamında mıdır?

Ozon terapi ve diğer tamamlayıcı tedaviler (IV tedavileri, kırmızı ışık tedavisi) SGK kapsamında değildir. Ödemeli hizmet olarak sunulur. GETAT (Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp) yöntemleri devlet hastanelerinde de uygulanmaktadır ancak ödemeli olarak. Detaylı fiyatlandırma için iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Genel

4 soru
Dr. Ferda Ayhan Yalçın kimdir?

Dr. Ferda Ayhan Yalçın, fonksiyonel tıp alanında uzmanlaşmış bir hekimdir. İzmir Alsancak'taki kliniğinde hem yüz yüze hem de online danışmanlık vererek kronik hastalıklar, otoimmün durumlar, hormonal dengesizlikler ve yaşam kalitesi sorunlarına köklü çözümler sunar.

Fonksiyonel tıp nedir?

Fonksiyonel tıp, bireye özel tasarlanan, sistemler biyolojisi odaklı, bilimsel temelli bir yaklaşımdır. Hastalıkların semptomlarını baskılamak yerine, altta yatan kök nedenleri tespit edip düzeltmeyi hedefler. Genetik yatkınlıklar, çevresel faktörler ve yaşam tarzı bir bütün olarak değerlendirilir.

Fonksiyonel tıp ile klasik tıp arasındaki fark nedir?

Klasik(Konvansiyonel) tıp genellikle hastalıklara akut yaklaşarak hızlı teşhis koyup semptomları ortadan kaldırmaya odaklanırken, fonksiyonel tıp “neden?” sorusunu sorar ve hastalığın altında yatan metabolik, hormonal veya inflamatuvar nedenleri araştırır. Fonksiyonel tıp, özellikle kronik hastalıkların yıllar içinde gelişen çok faktörlü süreçler olduğunu kabul eder ve bireye özgü müdahale planları oluşturarak daha kalıcı çözümler hedefler. Bu nedenle, bireyselleştirme yapılmadan kronik hastalıkların tedavisinin yeterli olmayacağını savunur. Her iki yaklaşım birbirini tamamlayan farklı bakış açıları sunar.

Fonksiyonel tıp uygulamalarında mevcut ilaçlarımı almaya devam edebilir miyim?

Fonksiyonel tıp, mevcut tedavinizin yerine geçmez; aksine onu tamamlayan bir yaklaşımdır. Bu nedenle uygulamalara genellikle ilaçlarınızı kesmeden başlanır ve çoğu durumda mevcut ilaçlar kullanılmaya devam edebilir. Önemli olan, kullandığınız tüm ilaç ve takviyeleri doktora bildirerek olası etkileşimlerin kontrol edilmesidir. Süreç boyunca kök nedenler ele alındıkça ve doktorunuzla koordineli şekilde ilerledikçe, bazı ilaçların dozları kademeli olarak azaltılabilir ya da gerekirse bırakılabilir. Ancak bu her zaman doktor gözetiminde, güvenli ve aşamalı biçimde yapılır; ani kesim söz konusu değildir. Ayrıca tiroid hormonu veya insülin gibi zorunlu durumlarda ilaç tedavisi sürdürülürken fonksiyonel yaklaşım destekleyici olarak uygulanır.

Beyaz gömleğiyle kollarını kavuşturmuş, gülümseyen Dr. Ferda Ayhan Yalçın

Aradığınız soruyu bulamadınız mı?

İletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Herhangi bir sağlık sorunu için mutlaka doktorunuza danışınız. Bu site hekim-hasta ilişkisi oluşturmaz.

Son güncelleme: